MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 tarih ve 2012/207-2013/540 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin bayisi olmamasına rağmen izin almaksızın müvekkiline ait tescilli markaları taşıyan tüpleri satın alarak satışa arz ettiğini, haksız olarak pazarladığı ve elinde bulundurduğunu, bu eylemleri nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelediğini, bu hususun ilgili cumhuriyet savcılığı nezdinde yürütülen soruşturma kapsamında yapılan arama neticesinde tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait 49 adet çeşitli cins tüplerin ele geçirildiğini belirterek davalının eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün men'ine, ele geçirilen tüplerin ve tabelanın imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirkete ait olan ürünlerin şirketin ana bayilerinden fatura karşılığı alındığını ve piyasa rayici üzerinden üçüncü kişilere satıldığını, satın alınan tüp miktarının kişisel kullanımı aşacak nitelikte olması sebebiyle ana bayi tarafından bilinebilecek durumda olup, satışa zımni olarak muvafakat edildiğini, müvekkilinin, davalı şirketin ticari itibarını veya marka değerini etkileyecek olumsuz bir eylemde bulunmadığını, ürünlerin hologram taşıdığını, kaçak dolumunun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının bayisi olmadığı halde davacı şirkete ait piyasadan temin ettiği tüpleri sattığı, deposunda ya da işyerinde bulundurduğu, bu eylemin 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.