MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.10.2012 gün ve 2011/568-2012/459 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.12.2013 gün ve 2013/1677-2013/23511 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili madencilik işi ile iştigal ettiğini, 2002 yılından sonra ekonomik durumunun bozulması nedeniyle tefecilerden para arayışına girdiğini, bu amaçla ... isimli kişiden bir miktar para aldığını, borçlarını ödeyememesi nedeniyle ... ve grubunun müvekkiline baskı uyguladıklarını bunun sonunda bir çok protokol imzalanarak müvekkiline ait hisselerin tehdit ile davalıya devredildiğini ileri sürerek, dava dışı ... Endüstri Mineralleri Ltd. Şirketi'nin hisse devrine ilişkin ... 6. Noterliği'nin 15988 yevmiye nolu işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı aleyhine davacının hissedar olduğu şirket hisselerinin %51'nin noter senedi ile davalıya devredildiği ancak bunun baskı ve tehditle yapıldığı iddiası ile hisse devir sözleşmesinin iptali ve adına tescili talebi ile dava açıldığı, aynı zamanda Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunulduğu, yapılan hazırlık tahkikatı sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara itirazın reddedilmesi üzerine takipsizlik kararının kesinleştiği, davacının gerek davalıya gerekse de piyasaya borçlandığı, ödeyemeyince de yapılan protokol ile borçlarına karşılık dava konusu şirket hisselerini davalıya devrettiği, devrin tehdit ve zorlama altında yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy