Taraflar arasında görülen davada verilen 15/01/2014 tarih ve 2013/139-2014/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sonaytarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin nezdinde tescilli markalarının bulunduğunu,baresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, sayılı dosyası kapsamında davalının iş yerinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda, davalının herhangi bir yasal hakka dayanmaksızın iş yerinin girişinde, vitrininde, reklam tanıtım vasıtalarında baresini, ortalama tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacak ve yetkili bayii izlenimi verecek şekilde kullanıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, davalı eyleminin marka hakkına ve ticaret ünvanına tecavüz, haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00TL manevi tazmintın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini toplam 20.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davacı markasının, kumaş menşeini göstermek amacıyla ve iyi niyetle kullanıldığını, müvekkilinin ve babasının yaklaşık 20 yıldır davacıdan kumaş satın aldığını, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde 11/05/2012 tarihinde icra edilen keşifte tespit edilen, mağaza girişindeki büyük tabelada kendi markası ile birlikte davacının markasının asıl ve ayırt edici unsur olarak ön plana çıkarır şekilde, büyük puntolarla kullanılmasının, ürününün cinsini ve niteliğini belirtmek amacı dışında, 556 sayılı KHK'nın 12 maddesindeki dürüstçe kullanım şeklini aşan nitelikte olduğu, ortalama tüketiciler nezdinde davacının yetkili bayii izlenimi verebileceği, eylemin 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri ile 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddeleri uyarınca marka hakkına, ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile marka hakkına, ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, 11.000,00 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 922,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy