MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2011 gün ve 2009/171-2011/307 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/11/2013 gün ve 2012/5127-2013/21557 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, taraflar arasındaki kar ve zarara katılım hesabı nedeni ile müvekkillerinden tahsil edilen 20.000 DM (10.225,84 EURO karşılığı 22.929,40 TL) alacağın bu güne kadar ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik davalıların sorumlu olduklarının tespitini, mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğünü, anılan meblağın ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, taraflar arasında kâr ve zarara katılma ortaklığı ilişkisinin bulunduğu, bu hukuki ilişki süreci içerisinde davalının faaliyet izninin BDDK'nın 10/02/2001 tarihli 171 sayılı kararı ile kaldırıldığı ve davalının tasfiye sürecine girdiği, bu durumda hesabın niteliği gereği tasfiye işlemleri sonucunda bir alacak kalırsa hak talebinde bulunabileceği, davalı finans kurumunun halen tasfiye halinde olduğu, tasfiyesi sonuçlanıp kâr ve zarar durumu belirginleşmeden alacak talebinde bulunulmayacağı, dava tarihi itibariyle tasfiyenin sonuçlanmadığı ve alacağın muaccel hale gelmediği, dolayısıyla davalı şirket hakkındaki davanın zamansız açıldığı, davalı şirket yöneticilerinin şirketin eylemlerinden şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın zamansız açıldığından, diğer davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy