MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.11.2012 gün ve 2009/270-2012/318 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.10.2013 gün ve 2013/724-2013/18092 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şuhesi'nin müşterisi olduğunu, internet bankacılığı hizmetlerinden yararlandığını, müvekkilinin internet şifresini ele geçiren dava dışı... isimli şahıs tarafından 10.12.2009 tarihinde 48.000,00 TL’sinin çekildiğini ve aynı anda Denizbank’taki hesabına aktarılarak iktisap edildiğini, bu olayda elektronik bankacılık hizmeti sunan davalının, gerekli güvenliği sağlayamamasından dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek 48.000,00 TL'nin, çekildiği tarih olan 10.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının internet bankacılığında kullandığı bilgisayarının incelendiği, kullanıcı ve şifre bilgilerinin üçüncü şahısların eline geçmesine neden olabilecek herhangi bir veriye ulaşılamadığı, bankanın internet bankacılığının güvenliğini sağlayabilmek için aldığı tedbirlerin yeterli olmadığı, dava konusu işlemin yapıldığı tarih itibari ile geçerli olan teknoloji ve bilişim sistemleri nazara alındığında, alınan tedbirlere ilaveten ek bazı tedbirlerin daha alınması gerektiği, bu tedbirlerin alınması halinde, dava konusu dolandırıcılık olayının önlenmesinin mümkün olacağı, bankaların objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kayhaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL
karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy