MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2013 tarih ve 2010/231-2013/527 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların dava dışı ...İnşaat Anonim Şirketi’nin ortağı, yönetim kurulu üyesi ve münferit imza yetkilisi olduklarını, dava dışı şirketin bir ortak girişim grubunun yüklendiği, Libya’daki inşaat işinin taşeronluğunu aldığını, ortak girişim tarafından şirkete ödenmesi gereken 106.000,00 Euro’nun davalının da ortak olduğu bir hesaba gönderildiğini ve fakat davalının bu bedeli şirkete aktarmadığını, bu suretle şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek 106.000,00 Euro’nun davalıdan faiziyle birlikte tahsiline ve şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili, ortak girişim grubunun gönderdiği paranın müvekkili maaşı bulunduğunu savunarak esas davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı dava olarak davacının ortak girişimden aldığı 100.000,00 Euro ücretin müvekkili hissesine düşen 50.000,00 Euro kısmının davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava dışı şirket ile ortakları arasında bir cari hesap ilişkisinin oluştuğu ve bu cari hesap ilişkisi sonucu ortakların şirkete karşı borçlu durumda oldukları, dava konusu edilen paraların, şirket adına kullanıldığı, kalan paraların ise ortakların cari hesaplarında avans adı altında şirketin alacağı olarak kayıtlı bulunduğu, bu durumda şirketin ortaklarından olan alacağını talep hakkının şirkete ait olduğu, davacı ve karşı davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle esas davanın ve karşı davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy