MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.12.2013 tarih ve 2013/400-2013/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'un bir aile şirketi olan dava dışı Hızlanlar A.Ş'ye beşinci ortak olarak hisse bedeli dahi ödemeksizin %5 hisse verilmek suretiyle ortak yapıldığını, ...'un aynı zamanda şirketin muhasebe işlerini yürütmekte olup, kendisine şirket adına tüm idari işlemler bakımından yetki ve görev verildiğini, bu kapsamda davalının müşterek hesaplar açtırdığını ve 1998 yılından başlayarak bir takım haksız işlemlerle müvekkilini zarara uğrattığını, banka hesap sözleşmelerinde müvekkili adına atılmış bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, davalının şirket hesaplarından kendi imzası ile çektiği paraları davalı kızı ... ile diğer kızı ve damadına ait davalı şirkete aktardığını, bu para transferlerinin davalılar nezdinde sebepsiz zenginleşme yarattığını belirterek 08.10.2001-11.12.2001 tarihinde yapılan havaleler sebebiyle 7.300,00 TL'nin davalılardan ... ve ...'den, 31.07.2000, 28.08.2001, 31.10.2001, 30.11.2001 ve 28.12.2001 tarihlerinde yapılan havaleler sebebiyle 5.700,00 TL'nin davalılardan ... ve davalı şirketten haksız havale tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile davacının müşterek hesaplara eşit paylarla sahip olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalı ... tarafından yapılan ödemelerin müvekkili ile bu kişi arasındaki özel ilişkiden kaynaklandığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı vekili HMK'nın 124/3. maddesi gereğince davaya .... Otomotiv San. Tic. A.Ş'nin davacı olarak katılmasına ve davanın onun huzuru ile yürütülmesine karar verilmesini istemiş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesindeki taraf değişikliğinin maddi bir hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan nitelikte bulunmasının zorunlu olduğu, davacı vekilinin ise Yargıtay bozma ilamından esinlenerek taraf değişikliğine yöneldiği, davalıların da muvafakat etmemesi karşısında talebin reddi gerektiği, davalı ... yönünden davanın husumet sebebi ile reddine karar verilmiş olduğu belirtilmiş ise de; ... yönünden kurulan hüküm onanmış olduğundan yapılan maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine, önceki hükümdeki gibi davanın reddine, kalan taraflar yönünden ise aktif husumet yokluğu sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği, gerekçesi ile davalı ... yönünden önceki karardaki gibi zamanaşımı nedeni ile davanın reddine (HMK 304 maddesi gereğince maddi hata düzeltilerek), kalan taraflar bakımından ise davacı tarafın davacı değişikliğine ilişkin talebin reddi ile aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy