MAHKEMESİ : ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2013 tarih ve 2008/194-2013/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'in mimar olduğunu, dava konusu ... ... projesinin de müellifi bulunduğunu, diğer müvekkili şirketin ise davalı ile sözleşme imzalayan tüzel kişilik olduğunu, davalı ile 19 Nisan 1999 tarihinde ... ... adlı proje hakkında sözleşme imzalanarak bağımsız bölümlerin ve sosyal tesisin vaziyet planı, mimari avan proje, mimari kesin proje, mimari uygulama projeleri kapsamında tüm kat planları, garaj katı planları, tüm çatı katı planları, tüm kesitler, tüm cepheler, cephe detayları ve diğer tüm uygulama detaylarının projesinin çizilerek teslim edildiğini, ancak davalı firmanın projeyi anlatan basılı eserlerde müvekkilinden proje çizici olarak bahsettiğini, müvekkilinin manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek FSEK 15. maddesi gereğince adın belirtilmesini isteme manevi hakkı gereğince projeyle ilgili olarak davalının yayınladığı tüm görsel işitsel yayınlarda proje müellifi olarak davacı ...'in adının yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu projenin konsept ve master planlarının tasarımının mimar ...' in sahibi olduğu ... şirketi tarafından yapıldığını, davacılar tarafından gerçekleştirilen uygulama çizimlerin FSEK anlamında eser olarak nitelendirilemeyeceğini, davacıların uzun süre sessiz kaldıktan sonra işbu davayı açmış olmalarının hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı şirketin mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu, bu haliyle aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacı çizimlerinin hususiyet arz ettiği, eser niteliğinde bulunduğu, ... ... konut projesinin konsept ve master plan çalışmalarını yapan mimar ... ile birlikte eser sahibi olduğu gerekçesiyle davacı ... Ticaret Limited Şirketi bakımından davanın aktif husumet yönünden reddine, davacı ... tarafından açılmış bulunan davanın kabulü ile, ... ... adlı projenin tanıtıldığı internet sitesi de dahil olmak üzere davalı tarafından proje ile ilgili yapılacak her türlü tanıtım, sunum ve yayınlarda davacının adının da tasarım ve uygulama projesi müellifi olarak belirtilmesine karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, uyuşmazlığın davalı şirket tarafından inşası gerçekleştirilen ...-... adlı konut projesinin tanıtım belgelerinde ve yayınlarında davacı adının da eser sahibi olarak gösterilmesine ilişkin olmasına ve temyize konu mahkeme kararının taraflar arasında bahsi geçen tanıtım malzemelerine yönelik çekişmenin giderilmesi bakımından hukuki sonuç doğurması nedeniyle projede adı geçen dava dışı kişi yada kişiler bakımından 5846 sayılı FSEK 15. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy