emesi’nce verilen 16.06.2011 gün ve 2005/560-2011/338 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.09.2013 gün ve 2011/14850-2013/15621 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, avalılardan üvekkilinin diğer davalı nezdinde bulunan hisselerini satın aldığını ve devrin yapıldığını, yapılan sözleşme uyarınca 2004 yılı karının müvekkiline ait olacağının bildirildiğini, buna karşın davalı şirketin 29/03/2005 tarihli genel kurul toplantısında temettü tutarlarının enflasyon muhasebesine göre düzeltilerek geçmiş yıl zararlarına mahsubuna karar verildiğini, bu şekilde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ancak taraflar arasındaki sözleşmede 2004 yılı karının açıkça müvekkiline ait olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek 2.770.810,25 TL’nin 30/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, anonim şirketlerde genel kurul kararları aleyhine açılacak davaların genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde açılmasının gerektiğini, davanın bu haliyle zaman aşımına uğradığını, ortada iddia edildiği şekilde bir karın bulunmadığını bildirerek davanın renen sözleşme gereğince bu şirketin devraldığını, davalı idare tarafından açılan dava üzerine sorunun halli için aceleyle 2.770.960,76 TL’nin mahsuben kaydı ile davalı idareye ödendiğini ileri sürerek, bu ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki sözleşme gereğince
.../...
-2-
davacı kuruma ait şirket hisselerini devra4 yılı karını davacı idare hesabına yatırması hususunun düzenlendiği, idarenin sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmeyen alıcıdan sözleşmeye dayanarak talepte bulunabileceği, bu sebeple genel kurul kararların iptaline ilişkin üç aylık dava açma süresinin geçtiği iddiasının yerinde olmadığı, yargılama sırasında davada talep edilen miktarın davacı idareye ödendiği, dolayısıyla asıl davada bu miktar yönünden davanın konusunun kalmadığı ancak yapılan sözleşme çerçevesinde ödemenin 30/06/2005 tarihinde yapılması gerektiğinden bu tarihle ödeme tarihi arasındaki avans faizinin belirlendiği gerekçesiyle asıl davada asıl alacak yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 670.167,16 TL işlemiş faiz alacağının davalılardan müteselsilen tahsiline, birleşen davanın ise reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy