MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2011 gün ve 2004/366-2011/99 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.12.2013 gün ve 2013/1576 - 2013/22089 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait POS cihazını kullandığını, 25.08.2004 tarihinde ... ve ... adlı şahısların 20.000 TL'lik alışveriş için kredi kartı kullandığını, banka şube yetkililerince sorun olmadığını, nakit durumu nedeniyle paranın öğleden sonra hesaba geçeceğinin garanti edildiğini, hatta paranın kayden davacı hesabına geçirildiğinin söylendiğini, buna güvenen müvekkilinin faturasını keserek satışa konu malları bu kişilere teslim ettiğini, adı geçen kişilere ulaşılmadığını, satış bedeli 20.000 TL'nin davalı banka şubesi tarafından ödenmediğini, yine 18.08.2004 tarihinde ... isimli şahsın vadeli hesaba aktarılmış bulunan 9.000 TL'lik kredi kartıyla yaptığı alışveriş bedelinin de müvekkili hesaplarına geçilmediğini, belirtilen paraların hiç bir açıklama yapılmaksızın hesaplarda önce bloke edilip sonra geri çekildiğini, gönderilen ihtarnameye verilen cevabi ihtarnamede de kredi kartlarının usulsüz ve sahte olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını bildirerek işlem bedeli olan 29.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen 07/10/2010 tarihli bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 20.000 TL’lik kömür satışı işleminde aynı zaman diliminde 2 farklı kartla peş peşe 3 işlem yaparak slip bölmesi yapılmasının taraflar arasındaki sözleşmeye, uluslar arası kredi kartı kurallarına, yargı kararlarına ve 5464 sayılı yasaya aykırı olması nedeniyle bu yöndeki alacak talebinin yerinde olmadığı, 9.000 TL’lik işlemde ise davalı bankanın “şüphe üzerine blokeye alındı” açıklaması dışında, davanın müteakip safhalarında da ilave hiçbir bilgi, belge ve iddia sunulmaması nedeniyle, davacının 9.000 TL tutarındaki işlemle ilgili alacak talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.