MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/09/2012 gün ve 2011/66-2012/180 sayılı kararı onayan Daire’nin 20/11/2013 gün ve 2013/4841-2013/20941 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 10 yıldır devam eden ...Genel Distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu, davalı tarafça herhangi bir haklı gerekçe gösterilmeksizin sözleşmenin 30/06/2004 tarihinde sonlandırıldığını, sözleşme gereğince, davalının başka bir şirketi cihaz ve yedek parça göndermesi ve davacıya ait olan yetkileri 3. bir şirkete vermesinin mümkün olmadığını, buna rağmen davalı şirketin, ...Tıbbi Ürünler Ltd. Şti. ile anlaşarak, bu şirkete mal göndererek, davacıyı bu ürünlerin satışından vs hizmetlerden doğan kazançtan yoksun bıraktığını, sözleşme feshedilmeden davacı tarafından verilen siparişlerin davalı tarafından teyit edilmesine rağmen gönderilmediğini, davacının bu malların satışından elde edilcek kârdan da mahrum kaldığını, ayrıca davacının, davalının ürünlerini tanıtım, satışlarını arttırmak gayesiyle fuarlara katıldığını, bu nedenle 24.000 EURO masraf yaptığını ileri sürerek anılan bedelin, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL yoksun kalınan kârın ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, 12.01.2004 tarihli temsilcilik belgesi ile davacıya sınırlı olarak sayılan yetkilerin, 30/06/2004 tarihine kadar verildiğini, siparişleri teyit edilen malların, davacının daha önce satın aldığı mal bedellerini ödenmemesi gerekçesiyle gönderilmediğini, davacıya fuara katılması konusunda bir talimatı olmadığı gibi, fuara katılım giderlerinin ödeneceğine dair bir taahhüddünün de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davanın 818 Sayılı Yasanın 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve bu sürenin dava tarihi itibariyle dolmadığı bu nedenle zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi niteliğindeki sözleşmenin süreli olarak düzenlendiği ve sürenin bitiminde birkaç kez yapılan yeni sözleşmelerle yenilendiği, son olarak davacıya verilen satım yetkisinin 30/06/2004 tarihinde belirlenen sürenin dolması ile kendiliğinden sona erdiği, bu nedenle sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde fesh edildiğinden bahsedilemeyeceği, sözleşmede davalı şirketin başka bir firmaya da mal satışını yasaklayan bir hüküm bulunmadığı, davacının bundan dolayı kâr mahrumiyeti talebinde bulunamayacağı, ancak davacı tarafından sözleşme süresinin bitiminden önce davalıya sipariş edilen ve davalı tarafından da onaylanan Siparişlere konu malları, davalının davacıya göndermek zorunda olduğu, davacının bu
siparişlere konu malların gönderilmemesi sebebiyle doğan kâr mahrumiyetini talep edebileceği, bu kalem talep edebileceği zararının 18.299,67 TL olduğu gerekçesiyle davacının kâr mahrumiyeti tutarının 18.299,67 TL olarak tespiti ile davacı tarafından talep edilen 1.000 TL'nin taleple bağlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont (avans) faizi ile tahsiline, davacının, davalının fuara katılması yönünde talimatı buluduğunu ispatlayamadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshinden bahsedilmeyeceği gerekçesiyle davacının fuar katılım giderlerine ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.