MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/02/2013 gün ve 2010/465-2013/11 sayılı kararı onayan Daire’nin 20/01/2014 gün ve 2013/9245-2014/1105 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki acentalık sözleşmesi gereği müvekkili şirketin davalı şirketin acentası olarak faaliyetini yürüttüğünü, daha sonra davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, davacının bu acentalık ilişkisinden kaynaklanan davaya konu olan faturaları ve doğan komisyon alacaklarını davalıya bildirdiğini, alacak faturası düzenlendiğini, bu faturanın davalıya tebliğ ve teslim edildiğini, davalı taraf defterlerinde de muhasebeleştirildiğini, faturalara davalının hiçbir itirazının bulunmadığını ancak buna rağmen ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığını fakat takibe davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı şirketin hem ... hem de ... acentalığını yazılı sözleşme ile yaptığı, bu dönem içerisinde doğan komisyon alacaklarını alamadığı, dava konusu olan faturaları aleyhine düzenleyerek davalıya tebliğ ettiği, bu faturaların davalı defterlerinde muhasebeleştirildiği, ancak davalının bu acentalık işleyişindeki aksaklıkları gerekçe göstererek her iki sözleşmeyi noterlik kanalıyla feshettiği, ancak sözleşme haklı nedenle feshedilse dahi davacının fesih anına kadar doğan komisyon alacağının tahsiline engel olamayacağı, icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan olan alacağının 16.756,92 TL olduğu gerekçesiyle davanın bu değer üzerinden kısmen kabulü ile davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve takibin bu değer üzerinden devamına, alacağın faturadan kaynaklandığı ve likit olduğu gerekçesiyle de %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.