MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2012 gün ve 2012/392-2012/245 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.12.2013 gün ve 2013/9535 - 2013/23373 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının taşıyıcı mali mesuliyet sigorta sözleşmesi gereği müvekkilinin üstlendiği taşıma işlerini teminat altına aldığını, müvekkili tarafından piyasadan temin edilen araçla ...’dan Van’a taşınan emtianın sürücü tarafından çalınarak alıcısına teslim edilmediğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından ilgilisine ödendiğini, poliçe kapsamında kalan hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 8.500,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, davacı tarafın taşıma işi yapan firma oluşu nedeniyle ilk kez taşıma yaptırılacak, yük teslim edilecek kişiden, kamyon maliki ve sürücüden veya bağlı olduğu meslek kuruluşundan hatta ..., Bağkur gibi kuruluşlardan belge istemesi, taşıyıcının sabıka kaydını istemesi, yine referans vereceği kişilerin ya da kuruluşların kefaleti ya da onlar vasıtasıyla araştırma yapması gerekirken şoför seçiminde şoförün ehliyeti, kimliği konusunda dahi titiz araştırma yapılmadığı, davacının taşıma işinin gerektirdiği “zararın önlenmesi için tüm özeni gösterdiğinin” kanıtlanamadığı, dava konusu zararın teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 20.12.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy