MAHKEMESİ : ... 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2012 gün ve 2010/34-2012/137 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.01.2014 gün ve 2012/15357-2014/109 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Büyükşehir Belediyesi’nin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yol üstü ve diğer otoparkları işlettiğini, müvekkilinin bu faaliyetlere başladığından itibaren unvanının ayırt edici ve esaslı unsuru olan “İSPARK” markasını ve logosunu ... nezdinde 9 ve 39. sınıflarda tescil ettirdiğini, davalının “İSTAKSİ” ibaresini 39. sınıftaki emtialar için tescil ettirdiğini, davalının markasının müvekkiline ait markadan iltibas yoluyla üretildiğini, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini, davalı adına 2008/29568 sayı ile tescilli “İSTAKSİ” markasının hükümsüzlüğünü, davalı markası ticaret sicilinde tescilli ise ticaret sicilinden terkinini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iki firmanın farklı iş kolları ile iştigal ettiğini, markalarda kullanılan park ve taksi kelimelerinin birbiri ile ilgisinin olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, markaların başındaki İS harfleri ve özellikle İ harfinin üzerindeki ... sembolünün ... Belediyesini, dolayısıyla Büyükşehir Belediyesini çağrıştırdığı, İSPARK ibareli marka ile İSTAKSİ ibareli markada İ harfinin üzerindeki sembolün yanında nevi belirten kelimelerin baş harfleri olan P ve T harflerinin de daire içine alınmış olmasının davacı markası ile davalı markasının karıştırılma ihtimalini pekiştirdiği, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, davalının tescilli markasını kullanması nedeniyle markaya tecavüz ve haksız rekabet ile ilgili yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli ''İSTAKSİ'' ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 06.01.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy