MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2014 tarih ve 2013/211-2014/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin şirketin, uzun yıllardır "...." markası altında el örgü ve iplik alanında üretim yaptığını, mağazacılık hizmeti yürüttüğünü, davalı tarafın müvekkili şirkete ait tescilli, tanınmış "...." markası ve ticaret unvanı ile iltibas yaratacak şekilde "..." ibareli ticaret unvanını kötü niyetle adına tescil ettirdiğini, elemanları vasıtası ile piyasada kapıdan satış şeklinde tencere, tava vs. satışı yaptığını, müvekkili şirketin tüketici nezdindeki şöhretini kullanarak tüketiciyi aldattığını ve kendi lehine menfaat temin etmeye çalıştığını ileri sürerek, marka hakkına ve ticari unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanındaki "...." ibaresinin terkinine, "...." markasının kullanıldığı ürünler, ambalajlar, poşetler, satış fişleri vs. eşyalar üzerindeki ibarelerin silinmesine, mümkün olmaması halinde imhasına, 556 sayılı KHK'nın 66/2-b maddesi kapsamında 1.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalının ticaret unvanını sicile tescil edildiği tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerindeki dış mekan tabelalarında, müşteri sözleşmelerinde ticaret unvanını olduğu gibi kullanmayıp, büyük puntolarla ".... TİCARET" ibaresini ön plana çıkararak kullanmasının markasal kullanıma girdiği ve davacının tescilli markalarındaki emtialar kapsamında kaldığı, davalı ürünlerinin pazarlanması sırasında davacı şirket ile bağlantısı olduğu izleniminin verildiği, davacının ticaret unvanı ve markalarının ayırt edici kısmın "...." ibaresi olup, davalının ticaret unvanının ayırt edici kısmının da aynı ibareyi taşıdığı, davalının ticaret
unvanını tescil ettirdiği tarihte bu ibarenin davacıya ait olduğu, davacının ticaret unvanının terkini isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda davalının ürünlerinde, ambalajlarında, satış evraklarında, reklam ve tanıtım malzemelerindeki "...." ibaresinin silinmesine, mümkün olmaz ise imhasına, davalının ticaret unvanındaki "...." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, 1.000,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının işletme adının kılavuz sözcüğünü oluşturan "...." ibaresini ön plana çıkarmak suretiyle markasal olarak kullandığının belirlenmesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 435,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy