MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2012 gün ve 2010/195-2012/760 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/12/2013 gün ve 2013/1246-2013/22085 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 27/06/2008 tarihinde ... San. Tic. A.Ş. tarafından kullanılan 6002872397 nolu kredi hesabından dolayı, davalı bankanın ... Şubesi ile ilgili şirket arasında düzenlenen kredi sözleşmesine kefil olduğunu, kefaletin teminatı olarak ... İli, Şahinbey İlçesi, ... Köyü, 775 parsel sayılı taşınmazına davalı banka lehine ipotek tesis ettiğini, asıl borçlu olan şirket tarafından kredi borç taksitlerinin zamanında ödenmemesi üzerine müvekkilinin kefil olduğu krediden dolayı taksitleri ödemeye başladığını, müvekkilinin kredi borcunu kapatmak için 27/04/2009 tarihinde davalı bankaya müracaat ettiğinde, bankanın kefil olduğu krediden dolayı 112.482,92 TL bakiye borcunun bulunduğunu, bu miktarın ödenmediği takdirde ipotek vermiş olduğu gayrimenkulün satışı yoluna gidileceğinin söylendiğini, bunun üzerine müvekkilinin kalan borcunu da davalı bankaya 27/04/2009 tarihinde ödediğini, ... . A.Ş’nin 04/04/2008 tarihinde daha önce kullanmış olduğu 6002679672 nolu kredi hesabı nedeniyle ve kendisinin kefaletinin bulunmadığı kredi sözleşmesinden dolayı 36.804,00 TL'nin de haksız bir biçimde kendisinden tahsil edildiğini, 04/04/2008 tarihli kredi sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin herhangi bir kefaleti ve imzasının bulunmadığını, davalı banka tarafından müvekkiline hesap çıkarılırken ve tahsilat yapılırken söz konusu kredi sözleşmesinden dolayı herhangi bir bilgi verilmediğini, kefil olmadığı kredi borcundan dolayı müvekkilinden haksız tahsil edildiğini ileri sürerek 36.804,00 TL’nin 27/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 04.12.2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy