MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2014 tarih ve 2013/245-2014/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticari işletmesinin faaliyetlerine 3 sene önce son verdiğini, ticareti terk etmesi nedeniyle 2009 ve 2010 yılına ait faturalar, gider pusulaları, imza sirkülerini, vekaletname, kira sözleşmesi, tüm defter ve belgeleri kiralık bir depoya koyduğunu, müvekkilinin şehir dışında bulunduğu sırada söz konusu depoda meydana gelen hırsızlık olayında, müvekkiline ait belgelerin çalındığını ileri sürerek, 2009 ve 2010 yılına ait faturalar, gider pusulaları, imza sirküleri, vekaletname, kira sözleşmesi, tüm defter ve belgelerin zayii olduğununu tespitine ve zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca 15 günlük süre içinde başvuruda bulunduğundan bahsedilemeyeceği, süresinde başvurduğunun kabulü halinde dahi, dışarıdan rahatlıkla ulaşılabilecek plastik bir balkon kapısı bulunan depoya söz konusu belgeleri koymakla davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğu, öte yandan hırsızın kendisi açısından ekonomik değeri yok denecek düzeydeki defter, fatura ve belgeleri çalmasının yaşamın olağan akışına ve gerçeklere ters düştüğü, TMK’nın 2. maddesi gereğince, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy