MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/11/2013 tarih ve 2013/315-2013/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Banka ile kredi kullanan borçlu arasında bankomat 7/24 sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme hükümlerini yerine getirmeyen davalıya usulüne uygun muacceliyet ihtarnamesi keşide edildiğini, borca ve ferilerine karşı herhangi bir itiraz olmadığını, .... İcra Müdürlüğü'nün 2007/3961 esas sayılı dosyası ile muhatap hakkında icra takibi başlatıldığını, kesinleşen takip üzerine hacze gidildiğini, haciz esnasında borcu ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, akabinde kendisine usulünce davetiye tebliğ edilmediği gerekçesi ile Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi'ne müracaat edip borca itiraz ederek haciz tarihinin ödeme emri tebliğ tarihi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle takibin durduğunu, borcun halen ödenmediğini ileri sürerek 03.12.2007 tarihi itibari ile 19.518,64 TL olan alacağa temerrüt tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faiz oranı ve tüm masraflar ile avukatlık ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 01.07.2013 tarih, 2012/14713 E. 2013/13913 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ile davalı arasında bankomat 7/24 sözleşmesinin akdedildiği, süresi içerisinde itiraz edilmeyen hesap özetinin kesinleştiği, taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin 38. maddesi kapsamında davalı tarafça başkaca bir adres bildirilmediğinden ilk bildirilen adrese çıkarılan hesap kat ihtarının geçerli olduğu ve bu tarihten itibaren davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği, BSMV ve ihtarname giderlerinin de talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.658,07 TL alacağın 03.12.2007'den itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı vekilinin dava dilekçesinde faizin başlangıç tarihini 03.12.2007 olarak göstermiş bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 172,05 TL harcın temyiz edene iadesine, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy