MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2012 tarih ve 2008/192-2012/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sigortacılık alanında faaliyet gösteren müvekkili ...'nin "..." sözcüğünü 1992 yılında ticaret unvanında tescil ettirerek bu sözcük üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, diğer müvekkilinin de 2007 tarihinden itibaren bu müvekkilinin izni ile söz konusu sözcüğü sigortacılık alanında Türkiye'de kullanma hakkı edindiğini ve "..." ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, müvekkili ... adına "..." markasının Türkiye'de tescili başvuru aşamasındaysa da, müvekkili markasının Türkiye'de ve dünyada tanınmış bir marka olduğunu, davalının müvekkili markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer "Euro" sözcüğünü ticaret unvanı olarak tescil ettiğini, bu ibareyi tescilsiz marka ve internet alan adı olarak kullandığını ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, "Euro" sözcüğünün marka olarak kullanmasının durdurulmasına, bu kullanım neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, ticaret unvanına vaki tecavüzün önlenmesine ve kaldırılmasına, "Euro" sözcüğünün ticaret unvanından terkinine, marka ve ticaret unvanına haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, yasaklanmasına, haksız rekabet neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalıya ait internet alan adındaki "Euro" sözcüğünün çıkartılmasına, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının marka tescil başvurusu dava tarihi itibariyle henüz tescil edilmediği için görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin 1995 tarihinden itibaren Toprak Sigorta A.Ş. unvanı ile başta sigorta olmak üzere birçok alanda faaliyet gösterdiğini, Toprak Sigorta A.Ş'nin %95 oranındaki hissesinin 2002 tarihinden itibaren "Euro" unvanını kullanan Euro Yatırım Menkul Değerler A.Ş. tarafından 15.01.2008 tarihinde satın alındığını, müvekkili ile davacı şirketin faaliyete başlaması arasında 6 aylık bir süre bulunduğunu, "Euro" ibaresinin herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu "..." ibaresi üzerinde davacı tarafın korunmaya değer öncelikli hakkı bulunduğu, her iki tarafın da iştigal alanının sigortacılık faaliyeti olması ve "..." ve "Euro" ibareleri arasında iltibas bulunması nedeniyle davacının davalının ticaret unvanının terkinini talep hakkı bulunduğu, davacının 2007/47827 sayılı "..." ibareli markasının 04.07.2007 tarihinden geçerli olmak üzere tescil edildiği, marka tescilinin tamamlanması ile birlikte korumanın tescil tarihinden itibaren etkisini gösterdiği, davalının "Euro" ibaresini markasal olarak kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu, davalı ticaret unvanını tesciline uygun şekilde kullanmasının davacının ticaret unvanına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, internet alan adına erişimin engellenmesine, davalı şirketin ticaret unvanındaki "Euro" ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, ticaret unvanına tecavüz bulunmadığından bu yöndeki taleplerin reddine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.