MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/09/2012 tarih ve 2012/181-2012/625 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 01.08.2009 tarihinde franchise sözleşmesindeki şartlar dahilinde anlaşmış olup, müvekkilinin anlaşma uyarınca fatura tahsilatı için gerekli donanım araçlarını ve programları temin edip davalının iş yerine kurduğu gibi fatura tahsilatı için gerekli online banka sistamini de temin ederek davalının kullanımına sunduğunu, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının 2009 yılı Eylül ayı hizmet bedelini eksik gönderdiği gibi iletişim hizmet bedeli ile donanım bedelini ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin fatura ekli ihtarname ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirdiğini, davalının ise cevabi ihtarnamesi ile müvekkilinin...ile olan anlaşmasının ... tarafından feshedildiğinden bahisle fazlasıyla ödeme yaptığını bildirerek ödediği teminatın ve kullanım bedellerinin iadesini iadesini istediğini, donanım ve yazılımlara ilişkin faturayı da iade ettiğini, davalının herhangi bir zararı olmamasına ve müvekkilinin feshi haklı olmasına rağmen müvekkili firma ile firma müdürü aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili firma yetkilisi takibe itiraz etmişse de itiraz dilekçesine şirketin ismini yazmayı unuttuğunu, böylece takip müvekkili firma yetkilisi bakımından durmuş ise de firma aleyhine kesinleştiğini ve davalının müvekkilinin banka hesaplarına bloke koyduğunu, haciz uygulanmak istendiğini, bu nedenle müvekkili firma yetkilisinin haciz tehdidi altında 7575, 05 TL'yi davalı vekilinin hesabına internet üzerinden havale ettiğini ve hesaplar üzerindeki blokeyi bu şekilde kaldırabildiğini, müvekkilin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, davalının müvekkiline gönderdiği ödemeler ile teminatın borçlarına mahsup edildiğini ileri sürerek, davalının haksız icra takibi kapsamında, haciz tehdidi altında müvekkilinden haksız ve sebepsiz yere tahsil ettiği 7.575,05 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin dava dilekçesinin sübut sebeplerinden yemin deliline dayanarak ibraz ettiği 20.03.2012 tarihli yemin metni doğrultusunda davasını ispat için davalıya yemin teklifinde bulunduğu, 6100 sayılı HMK’nın 233. maddesi uyarınca davalının, davacıdan fatura ödeme programını (Elexe yetkili vezne programı) sözleşme yaparak aldığı, buna dayanarak fatura tahsilatı yaptığı ve davacıya fatura başına komisyon ödediği, 105314 no'lu faturadaki malları teslim almadığı ve Elexe firmasının ucuz telefon görüşmesi (voip iletişim) hizmeti olmadığı hususlarında yemin ederek yemininde ısrar etmiş olması karşında davalının alacaklı sıfatı ile icra dosyasında yapmış olduğu tahsilatların haksız ve sebepsiz olmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy