MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.09.2013 tarih ve 2011/256-2013/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket ve davalı ... vekilleri ile davalı asil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...Ş. arasında hisse senedi alım-satımı konusunda sözleşme imzalandığını, davalı şirket çalışanı olan diğer davalıların müvekkilinin portföyünü yasaya ve talimatlara aykırı yönettiklerini, hisse alım-satımı konusunda talimatı bulunmamasına rağmen çok sayıda alım-satım yapılarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalı şirketin, çalışanlarını kontrol etmemesi nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 5.000 TL' nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, 25.12.2006 tarihli ıslahla alacağını 6.269,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacının, müvekkili şirketin çalışanı olan diğer davalılarla işbirliği içinde işlem yaptığı, yapılan işlemlerin bir kısmının usulüne uygun olmamasına rağmen tamamının davacının bilgisi dahilinde yapıldığını veya davacının sonradan yapılan işlemlere icazet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile, 6.269,00 TL'nin davalılardan tahsiline, söz konusu miktarın 5.000,00 TL'sine dava tarihi olan 10.07.2003 tarihinden 1.269,00 TL'sine 25.12.2006 tarihinden itibaren reeskont faizi hesaplanmasına, fazlaya dair isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket ve davalı ... vekilleri ile davalı asil ... temyiz etmişlerdir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı şirket ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkeme ilamı, davalı asil ...’a 04/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, karar aynı vekil tarafından, HUMK`nın 432/1'inci madde hükmünde yazılı 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 20/12/2013 günü temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4'üncü maddesi uyarınca süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay tarafından da bu yönde karar verebileceğinden, davalı asil ...’ın temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı şirket ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı asil ...’ın temyiz isteminin HUMK’nın 432/4. madde hükmü gereğince süre yönünden REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 321,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy