MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
VEKİLİ : AV. ...
VEKİLİ : AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/11/2012 tarih ve 2012/552-2012/1052 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı keşideci ile birlikte müvekkili banka aleyhine giriştiği icra takibinde 3167 sayılı Kanun'un 10. Maddesinde düzenlenen sorumluluk dolayısıyla 5 çek yaprağı için 1.850,00 YTL'nın icra tehdidi altında davalıya ödendiğini, oysa çeklerdeki imzaların keşideciye ait olmadığını ve zorunlu unsurları taşımayan çeklerden dolayı müvekkili bankanın böyle bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan istirdadını, ödenmeyen borç fer'ileri yönünden şimdilik 498,80 YTL için müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin arkasına karşılıksız şerhi düşen davacının şimdi imzanın keşidiciye ait olmadığını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanımı olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının tahsil amacı ile sunulan çekleri karşılıksız olması nedeniyle, yine Kanun kapsamında her bir çek yaprağı için ödemesi gereken 370,00 TL'sini sahte imza sebebiyle ödemediği, davacının çeki ödememekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasına yatırılmış itiyati tedbirli 1850,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tedbirin kaldırılarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsalı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacının icra dosyasına yatırmış olduğu para tedbir kararı nedeniyle davalıya ödenmemiş olup, ilk kararla davacının menfi tespit istemi kabul edilmek suretiyle bu yönde kesinleşmiş olduğundan, üzerine tedbir konulan 1.850,00 TL'nin borçlu T.C. ... Bankası'na mevcut hali ile iade edilmesinin gerekmesine göre; mahkemece icra dosyasında bulunan paranın ayrıca faizine de hükmedilmesi doğru olmamış ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerden davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde "ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy