MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/10/2013 tarih ve 2013/664-2013/975 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "UPS" logosu ile ... içi ve ... dışı kargo taşıma işi yaptığını, davalı ile müvekkili şirket arasındaki anlaşma uyarınca davalıya ait gönderilerin taşındığını, tanzim olunan ve gönderilen taşıma bedeli faturalarına davalının itiraz etmediğini, ödenmeyen bakiye 4.964,84 TL’nin tahsili için başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını, % 40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 4.964,84 TL borcu bulunmadığını, ödeme emrine cari hesap ekstresi ve dayanak faturaların eklenmediğini, davalının alacaklı göründüğü 1.153,37 TL’nin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya taşıma hizmeti veren davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan 4.964,84 TL alacağının bulunduğu, icra takibine itiraz eden davalının işbu dava açılmadan önce davacıya 1.153,37 TL ödeme yaptığı, bu miktarın davacının alacağından düşülmesi sonucunda davalının bakiye 3.811,47 TL borcunun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 3.811,47 TL asıl alacak üzerinden iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %20 oranında avans faizi uygulanmasına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece uyulmasına karar verilen ve davalı yararına usuli müktesep hak oluşturan Dairemizin 2010/15533 E., 2012/6527 K. sayılı bozma ilamında, itiraz edilen asıl alacağa, takip tarihinden itibaren %20 oranını aşmamak üzere Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına karşın icra takibine konu asıl alacağa, %20 oranında sabit bir faiz oranının uygulanmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan, “%20 oranında” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “%20 oranını aşmamak üzere” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekilde davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.