MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
VEKİLİ : AV. ...
VEKİLİ : AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.10.2013 tarih ve 2013/219-2013/515 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Sigorta A.Ş.’ye kasko sigortalı olan, müvekkiline ait 26 TA 534 plakalı aracın, 25.10.2008 tarihinde, Yunanistan’da meydana gelen kazada hasar gördüğünü, hasar bedelinin karşılanması için sigorta şirketine yapılan başvurunun “aracın ... dışı teminatının olmadığı” gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin, aracın ... dışı teminatının olmadığı hususunu bu şekilde öğrendiğini, davalı acentenin uzun yıllardır müşterisi olan müvekkilinin, ... dışında taşıma ve nakliye işi yaptığını, araçlarının sürekli ... dışına çalıştıklarını, aracı sigortalatmaktaki başlıca amacının ... dışı teminatı olduğunu, davalı acentenin, 23.12.2008 tarihli yazılı beyanında sigortalı şirketin araçlarının tamamen ... dışına çalıştığını, yabancı ülkenin teminatının kontrolünün yapılamadığını ifade ederek poliçe düzenlemede kendi kusurlarının bulunduğunu kabul ettiğini, ileri sürerek, 8.000,00 TL maddi tazminatın, olay tarihi olan 24.10.2008 tarihinden itibaren reeskont (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, "davacıya ait araçların daha önce tanzim edilen sigorta poliçesinde yurtdışı teminatına sahipken sonradan bu teminatın kaldırılmasının davalının kusuru ile meydana geldiğinin kabulü ile davacının mevcut poliçeyi yeterince incelememesinin kendisi yönünden müterafik kusur teşkil edip etmediği de değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği yönündeki bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının eksik ifa, davalının ise dikkatsizlik şeklinde tezahür eden eylemleriyle olayda birlikte kusurlarının bulunduğu, davalının takdiren 30.000 TL'den sorumlu olacağı gerekçesiyle, bu meblağın 24.11.2008 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş
olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.528,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy