MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2013 tarih ve 2012/177-2013/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin aydınlatma armatürü ürünlerini içeren tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, 2011/5217-1,2 kod numarası verilen başvurunun tasarım bülteninde ilân olunduğunu, bunun üzerine davalı şirketin 2006/548-4 sayılı tasarım tesciline dayanarak başvuru konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığını ileri sürerek tasarım tescilinin kesinleşmesinin önlenmesi ve iptali istemiyle itirazda bulunduğunu, TPE YİDK'nın 2012/T-471 sayılı kararıyla "başvuru konusu 2011/5217-1,2 sayılı tasarımların yine davacıya ait 2010/5081-3 sayılı tasarımların tekrarı olduğu" gerekçesiyle başvuru konusu tasarımların tescilinin iptaline karar verildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü başvuru konusu tasarımların gerek davalıya ait tasarımdan gerekse müvekkilinin önceki tasarımından farklı olduğunu, bu sebeple yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olduğunu ileri sürerek YİDK kararlarının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait 2011/5217-1,2 kod numarası verilen tasarımlarının davalı şirketin 2006/548-4 sayılı tasarımından küçük ayrıntı seviyesini aşacak farklılıklar taşıdığı, bu sebeple yenilik vasfının bulunduğu, davacının 24.09.2010 tarihinde gerçekleştirdiği aydınlatma armatürü ürünlerini içeren 2010/5081-1, 3, 5 sayılı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olduğunun yargı kararıyla sabit olduğu, davacının işbu davanın konusu olan 2011/5217-1,2 kod numarası verilen tasarımlarının YİDK kararıyla yine 2010/5081-3 sayılı tasarımın tekrarı olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, oysa ilk tasarımın tek bir modüler yapıdan buna karşın
ikinci tasarımın ise tek bir modüler yapıdan değil birden fazla unsurdan oluştuğu, ilkinden tamamen farklı bir görsel etki bıraktığı, bu farklılığın ikinci tasarımın öncekinin aynen tekrarı olduğu yönündeki gerekçeyi hükümden düşürdüğü, esasen bu gerekçenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, aksine bir yargının tasarım sahiplerinin vücuda getirdikleri tasarımları yenileme imkanlarını ortadan kaldıracağı, öte yandan davacının 2011/5217-1,2 sayılı tasarımın yine davacıya ait olan 2010/5081-3 sayılı tasarımın başvurusundan 12 ay geçmeden gerçekleştirildiği, davacının bu tasarımı -tescil başvurusundan ayrı olarak- daha önce kamuya sunmadığı, bu yönde aksine bir kanıt olmadığı, bunun davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının kamuya sunumunu-tescil başvurusu yoluyla da olsa-gerçekleştirdiği tasarımın yenilenmiş biçimini 12 aylık süre içerisinde yeniden başvuruya konu etmesinin mümkün ve hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy