MAHKEMESİ: İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2011 gün ve 2008/131-2011/245 sayılı kararı onayan Daire’nin 07/01/2014 gün ve 2012/8423-2014/231 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 18/01/2007 tarihinde francshising sözleşmesi imzalandığını, davalı Estetik Merkezi'nin, piyasada .... isimli cihazların kullanımı ve sağlamış olduğu estetik faydalar hakkında ün yapmış ve bu cihazlarla kişilere hizmet sağlayan bir işletme olarak bilindiğini, müvekkilinin franchise sistemine dahil edilmesine ilişkin olarak belirlenen giriş bedeli olan 20.000 USD karşılığı 30.000,00 TL'yi 27/02/2007 tarihinde davalıya ödemek sureti ile yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, davalı tarafından müvekkiline satılan ve sözleşme konusu hizmetin ifasında kullanılacak olan demirbaş cihazların ikinci el olması sebebi ile müvekkilinin işletmesinde davalı ile aynı kalitede hizmet vermesinin mümkün olmadığını, bu anlamda müvekkilinin kaliteli hizmete ilişkin taahüdünü yerine getirmesinde fiili imkansızlık bulunduğunu, bu fiili imkansızlığın davalının kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshedilerek, müvekkilinden tahsil edilen ödemelerin iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkili tarafından davalıya ödenen (sisteme giriş bedeli, hizmetin ifasında kullanılacak cihazlar için ödenen 12.034 TL ve sertifika verme yetkisi olmamasına rağmen ödenen 1.450 TL) toplam 43.484,00 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı tarafın hukuka aykırı, haksız ve kötü niyetli fiilleri ile sözleşmenin feshine sebebiyet vermiş olması sebebi ile sözleşmenin 9.maddesine hüküm altına alınan 50.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş,karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili asıl davanın reddini savunmuş, karşı davada ise 50.000 USD cezai şart bedelinin ve 6.446,00 TL alacağın davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/8423 E,2014/231 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı-karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.