MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/01/2014 tarih ve 2012/350-2014/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır İstanbul'da yaşadığını, herhangi bir şirketle ilgili olarak faaliyet içerisinde bulunmadığını, müvekkiline...Vergi Dairesi tarafından ödeme emirleri tebliğ edildiğini, ödeme emirlerinin ...'nin yetkilisi ve ortağı olduğundan bahisle tahakkuk etmiş olan vergi borçları ile ilgili olarak düzenlendiğini, ayrıca müvekkili aleyhine .... adına Ziraat Bankası'ndan sahte belgelerle kredi çekildiğini, bundan dolayıda...Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açıldığını, müvekkilinin söz konusu şirket ile bir bağlantısının bulunmadığını, resmi evraklarda adı, kimlik bilgileri, sahte imzalar kullanılarak sahte belgeler düzenlendiğini şirkette ortak olarak gösterildiğini belirterek müvekkilinin davalı şirket ortağı ve müdürü olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Dahili davalıya tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca; davacının davalı şirketin ortağı ve müdürü olmadığı halde, şirket ortağı olarak ve müdür olarak gösterilip şirketin hise devir sözleşmesinin sahte olarak düzenlenip düzenlenmediği, dolayısıyla davacının şirket ortağı olup olmadığı hususunun ihtilafın esasını teşkil ettiği, dava konusu... Noterliği'nce düzenlenmiş, 06/02/2008 tarih ve 03795 yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi'nde ve 06/02/2008 tarih ve 03796 yevmiye numaralı imza tasdik beyanında ... adına atılı bulanan imzaların ... eli mahsulü olduğunun belirlendiği, davacının kayden davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğu, iddia edilen noter evraklarında bir sahtecilik bulunmadığı,ceza davasının konusunun, bankadan sahte belgelerle usulsüz kredi alımına ilişkin olduğundan, bu davanın sonucunun beklenmesi cihetine gidilmesine gerek duyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy