Taraflar arasında görülen davada verilen 26/09/2013 tarih ve 2013/400-2013/789 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinden para tahsil edildiğini, müvekkilinin bu nedenle davalı şirket aleyhine acak davası açtığını, 31/08/2011 tarih ve 309 O 53/11 sayılı kararında davalının davacıya 12.782,30 Euro ana parayı 03/06/2011 ve 1.275,68 Euro tarafından ek meblağ 03.06.2011 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde karar verdiğini, davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığını, kararın 11/03/2009 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle Eyalet Mahkemesi 9. Sivil Hukuk Dairesi'nin kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının 5718 sayılı Kanun’un 54. maddesinde sayılan şartları taşıdığı, yabancı mahkeme kararının davalı tarafa usulünü uygun olarak tebliğ edildiği ve kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy