MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2012/325-2013/454 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ... ibareli markalarının bulunduğunu, bu ibarelerin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı ve işletme adı olduğunu, davalı adına tescilli bulunan .... markalarının müvekkili markaları ile benzer olduğunu, iltibasa ve karışıklığa sebebiyet verdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek davalı markalarının müvekkili markaları ile benzer olduğunun tespitine, davalı markalarının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, dava konusu markaların ve iltibas yaratacak benzer ibarelerin kullanılmasının yasaklanmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüzün, haksız rekabetin men'ine, ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, ''Altun'' ibaresinin müvekkilinin soyadı olduğunu, taraf markalarının kullanım alanlarının farklılık arz ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu gibi, iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu, davalı tarafın, daha önce taraflar arasındaki uyuşmazlıklar da dikkate alındığında, piyasada bilinen ve tanınan .... markasından faydalanma amacı güttüğünün sabit olduğu, davalı ....'ye bu davada husumet yöneltilemeyeceği, her ne kadar markaya tecavüzün tespiti, haksız rekabetin tespiti, men'i ve hükmün ilanını talep etmiş ise de, dava konusu markalar davalı adına tescilli olup, tescilli bir hak üzerinde hükümsüz kılınıncaya kadar kullanma hakkı bulunduğu, davalının kullanımın markasal kullanım kapsamında kaldığı gerekçesiyle davalı TPE yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalının dava konusu markaların hükümsüzlüklerine ve sicilden terkinine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı ...'dan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy