MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/11/2012 tarih ve 2011/498-2012/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı ...'nin 1978 yılında kurulduğunu, anılan davacının ticaret ünvanındaki belirleyci unsur olan .... ibaresini 1996 yılında marka olarak tescil ettirdiğini, diğer davacının da 1956 yılında kurulduğunu ve tekstil alanında Türkiye'nin ilk beş kumaş üreticisi arasında yer aldığını ve Kırklareli ilinde faaliyetine devam ettiğini, ayrıca davacılar arasında 2009 yılında .... ibareli markanın kullanımına dair marka lisans sözleşmesi imzalandığını, davalının davacıların markası ve ticaret ünvanıyla benzer olan .... ibaresini ticaret ünvanı olark tescil ettirerek Kırklareli'nde faaliyete başladığını, davalının aynı zamanda ... ibareli alan adını kullanadığını, davalının amacının davacıların şöhretinden faydalanmak olduğunu, davalıya gelen gönderilerin davacı ...ye teslim ediliğini, bu durumun iltibasın varlığına işaret ettiğini davalının eyleminin marka haklarına ve ticaret ünvanlarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya, ticaret ünvanına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, ....ibaresinin davalının ticaret ünvanından terkinine, .... ibareli internet adresinin kapatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillinin ... ünvanını 2008 yılından beri kullanmakta olup şirketin ortakları olan ....' ın aile şirketi olarak kendi soy adlarına şirketlerinin faaliyetini belirten tekstilin ... kısaltmasını ekleyerek faaliyetlerini sürdürdüklerini, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğu, iltibas riskinin olmadığını, İstanbul'da faaliyet gösterdikleri sırada kendilerinden haberdar olan ve buna rağmen ses çıkarmayan davacıların, davalının Kırklareli'nde faaliyet başlamasından sonra işbu davayı açmasının MK'nın 2. maddesine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının .... ibaresini marka olarak kullandığı , taraf markalarının benzer olduğu, davalının davacı ...ile aynı sektörde faaliyet gösterdiği, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının .... markasını kullanmak şeklindeki eyleminin tüketiciler nezdinde taraf markalarının bağlantılı olduğu intibağını uyandıracak nitelikte olduğu, bu suretle davalı eyleminin marka hakkına tecavüz niteliğinde bulunduğu, basiretli bir tacir gibi
davranmakla yükümlü olan davalının ticaret unvanını belirlerken basiretli davranmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüzün önlenmesine, davalının ticaret ünvanından .... ibaresinin terkinine, ww.akı internet adresinin kapatılarak yasaklanması istemi hakkında, anılan site açık ve net olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy