MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2012 gün ve 2010/35-2012/258 sayılı kararı onayan Daire’nin 03.12.2013 gün ve 2013/7081 - 2013/21995 sayılı kararı aleyhinde davalı - karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, asıl davada, müvekkilinin ...Pompa ve Arıtma Sistemleri-... markasıyla ve “...” logosuyla pompa ve arıtma Sistemleri imalatı ve montaj ithalatı ihracatı ve ticareti ile iştigal ettiğini, 05/05/2007 tarihinde oluşturduğu internet sitesinde markanın kullanıldığını, bu ibarenin 15/04/2008 tarihinde .... Ticaret Siciline tescil edildiğini, markanın tescili için 04/02/2009 tarihinde TPE'ye başvurduklarını, ancak markanın taklit edilerek kullanıldığını ve marka için 26/03/2008 tarihinde 2008/17551 nolu tescil başvurusunda bulunulduğunu öğrendiklerini ileri sürerek, davalı adına tescilli “...” ibareli markanın 556 sayılı KHK 'nın 42. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş; karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, asıl davada “...” markasının uzun yıllardan beri müvekkili tarafından kullanıldığının bilindiğini ve müvekkilinin 26/03/2008 tarihinde marka başvurusunda bulunduğunda davacının Ticaret Sicil kaydının bulunmadığını savunarak davanın reddini; karşı davada ise, karşı davalının 04/02/2009 tarih ve 2009/05149 nolu başvurusunun durdurulmasına, tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar, davalı - karşı davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 03.12.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı - karşı davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı - karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı - karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy