Taraflar arasında görülen davadaverilen 21/01/2014 tarih ve 2012/101-2014/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli bulunan 2010/27043 ve 2010/56603 noluürünler fuar sizin oraların neşi meşhur" markalarının müvekkiline ait markalar olduğunu, davalının fuar organizasyonunu yapan danışman şirketlerinin sahibi olduğunu, müvekkilinin davalının bir dönem sahibi olduğu arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirdiğini, taraflar arasında imzalanan ibranameler bulunduğunu, davalının dava konusu markaları haksız olarak kendi adına tescil ettirdiğini, ileri sürerek, davalı adına tescilli olan dava konusu markaların müvekkilinin eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, asıl hak sahibi olması ve kötü niyetli tescil sebebi iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu markaların müvekkili tarafından üretilen markalar olduğunu, herhangi bir tecavüz söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalının müvekkilinin markasıyla karıştırılma ihtimali olan "" ibaresini kullandığını, davalının kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin markasına yapılan tecavüzün tespitini, marka hakkına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin men'ini, 10.000,00 TL manevi ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin kullandığı ibarenin davacının marka hakkına tecavüz etmediğini savunarak, davanın reddini istimiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dava dışı. ile fuar hizmeti alım sözleşmesi yapıldığı, fuarın tanıtıcı reklamlarında bu durumun " ibaresi ile açıklandığı, davalının dava dışı çalışanı olup, fuarın hazırlık çalışmalarını gerçekleştirdiği, dava dışı şirket ile davacı ... arasındaki sözleşmeye göre düzenlenmiş fuar kapsamında oluşan tüm marka değerlerinin davacı ... odasına ait olacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle davacı ... tarafından düzenlenen fuar kapsamında oluşan ve bu davaya konu markaları davalının başvurarak kendi adına kayıt ve tescil ettirmesinin kötü niyet olarak kabul edilmesi gerektiği, bu anlamda bu markalara yönelik gerçek hak sahipliği ve kullanma yetkisinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, asıl davada marka hakkının hükümsüz kalması nedeniyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen dosyada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınmasına, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy