MAHKEMESİ : ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2013 tarih ve 2012/118-2013/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'in uzun yıllardır büro mobilya imalat ve satışı, ... da mobilya satışı işini yaptıklarını, davalının 2008/05179 sayılı Tasarım Tescil Belgesine dayanarak müvekkilleri aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıp savcılığa şikayette bulunduğunu, ancak anılan tasarım tescil belgesinin 3 ve 4'üncü sırasında yer alan tasarımların yenilik ve ayırdedicilik vasıflarını haiz bulunmadığını, çok eskiden beri seri üretim ve satışa konu olduğunu ileri sürerek 2008/05179 nolu tasarım tescil belgesinin 3. ve 4'üncü sırasında yer alan tasarımların hükümsüzlüğünü, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dayanak olarak sunulan bir kısım katalogların sahte olduğunu, davacıların kötü niyetle hareket ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, delil olarak sunulan .. firmasına ait 2006 yılı katalogunda yer alan ... ve ... kodlu ürünlerin dava konusu 05179 /3.1 ve 4.1 tasarımlarla belirgin benzer olduğunu, dolayısıyla bu tasarımların tescil tarihinden önce aynı ve belirgin benzerinin kamuya sunulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2008/05179 sayılı Tasarım Tescil Belgesine konu 3 ve 4 no'lu tasarımların hükümsüzlüğüne, ilan isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy