MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2013 tarih ve 2013/34-2013/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ''...+ şekil'' ibaresinin marka olarak tescili için TPE’ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun 2011/72564 kod numarasını aldığını, mutlak red nedenleri yönünden incelenen başvurunun 138940 kod numaralı ''DREAM + şekil'' ibareli markaya benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi uyarınca başvuru kapsamındaki 25 nci sınıfa dahil bir kısım emtialar yönünden reddedildiğini, bu ret kararına itirazda bulunduklarını ve itirazlarının da TPE YİDK’nın 2012-M-4250 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markanın ve kısmen reddedilen emtianın KHK’nın 7/1-b bendi anlamında benzer olduklarını, bu nedenle kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait başvurudaki şeklin redde mesnet markada mevcut denizdeki yelkenli görünümünden tamamen farklı olması nedeniyle genel izlenim olarak başvuruyu redde dayanak markadan farklılaştırmaya yeterli bulunduğu, davacı başvurusu ile redde dayanak 198034 sayılı markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadığı, dava konusu olayda 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi anlamında tescil engelinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy