MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 tarih ve 2011/174-2013/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar adına tescilli 183363 sayılı "..." markasının tescil tarihinden itibaren kullanılmadığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK'nın 14 ve 42. maddeleri uyarınca davalı markasının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin tüm hak ve yetkilerinin %50'sini 12.04.2007 tarihinde ... Ltd. Şti'den devraldığını, hükümsüzlük davasından geriye doğru 5 yıl içinde müvekkilince markanın ciddi biçimde kullanıldığını savunarak, davanın reddine istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin markayı devralarak hem reklam hem de satışlarda kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, marka devrinin süre kesici bir husus olmadığı, davalı tarafın "..." markasını kullandığına dair herhangi bir somut ve yasal delil ibraz etmediği, markanın 556 sayılı KHK'nın aradığı şekil ve şartlarda tescil sahibi tarafından kullanılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükümden sonraki Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 tarih 2013/147E- 2014/75K sayılı kararıyla 556 sayılı KHK'nın 42/1-c bendi iptal edilmiş ise de, aynı KHK'nın 14. maddesi uyarınca markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı taraflardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy