MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/12/2013 tarih ve 2012/232-2013/897 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşıma işi yaptığını, davalı şirketin çeşitli kargo şirketleri ile yaptığı anlaşmalar uyarınca üstlendiği nakliye hizmeti işini müvekkiline yaptırdığını ancak bu yolda tanzim ettiği fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine toplam 4.670 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, inkar tazminatı tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini inkar ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı uyarınca, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davacı yanca ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.