MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.11.2013 tarih ve 2012/169-2013/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “....” ibaresinin marka olarak tescili için TPE’ye başvuruda bulunduğunu, TPE Markalar Dairesince başvurunun “....” ibareli markaya benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi uyarınca tümüyle reddedildiğini, bu ret kararına itirazlarının da TPE YİDK kararı ile reddedildiğini, davacının bu markayı 2001 yılından beri kullandığını, davacı başvurusu ile redde mesnet markanın benzer olmadığını ileri sürerek, anılan YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum işlem ve kararlarının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; “.... ...” unsurlarından oluşan karma bir marka olan başvrunun, asıl unsurunun “.... Ayran Su” ibareleri olduğu, ortalama tüketicilerin tek ve asıl unsuru “....” ibaresi olan redde dayanak markayı hemen hemen aynı gibi algılamalarınının mümkün olmadığı, bir başka ifadeyle işaretlerin ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadıkları, okunuş, zira görünüş, yazılış ve düzenleniş biçimlerine göre bıraktıkları toplu izlenim itibariyle aralarındaki benzerliğin ayrıca iltibas değerlendirmesi yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 7/1-b bendi anlamında tescil engelinin bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy