MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2013 tarih ve 2010/469-2013/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davalı vekili, müvekkilinin "..." markasını 2003 yılından beri kullandığını, yurt dışında "..." olarak tanındığını, davalının hiçbir hukuki dayanağı olmadan "..." ibaresini kullandığını, bu durumun iltibasa neden olduğunu, haksız rekabet yarattığını ve müvekkilinin markasından kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin markasının eas unsuru olan "..." ibaresinin aynı sektörde ve aynı şekilde kullanılamayacağını ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, sonuçlarının giderilmesini, ticaret unvanının haksız kullanımının men'ini, ticaret unvanı tescil edilmişse terkinini, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini, 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davaların reddini savunmuştur.
Davalı-birleşen davacı vekili, asıl davanın reddini istemiş; birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/267 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin ...çılık faaliyetini "..." unvanı ile sürdürdüğünü, 29.03.2005 tarihinde de...adnı alan adını kullanmaya başladığını, davalının ...çılık faaliyetine "... ..." unvanı ile başladığını, ancak davalının son dönemde unvanını değiştirerek kötüniyetli olarak müvekkiline ait "..." unvanını kullandığını, müvekkilinin ise "..." ibaresinin marka olarak tescili için başvurduğunu ileri sürerek, davalının müvekkilinin ticaret unvanına yönelik tecavüzün def'i ile 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini; birleşen 2010/533 Esas sayılı dosyada "..." ve "..." ibarelerinin münhasıran ya da esas unsur şeklinde marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, davalının
"... KALİTE HİZMET VE GÜVENDE 1 NUMARA+ şekil" markasını "..." şeklinde kullandığını, bu şekilde müvekkilinin "..." ibaresini kullanmasını önlemeye çalıştığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiş, davasını ıslah ederek markanın müvekkili adına tescilini, buna yönelik tecavüzün def'i ile tescil edilen markanın terkinini, maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-birleşen davalının dava konusu markanın tescili için başvurmadan önce 12.01.2004 tarihinde ....adlı alan adını kaydettirdiği ve site içeriğinde de markasal olarak kullandığı, davalının ise "..." ibaresini 2005 yılında kullanmaya başladığı, "..." ibaresinin ... komisyonculuğu hizmeti ile ilgili olarak ilk önce davacı-birleşen davalı tarafından kullanılmış olduğu, hizmeti tanımlayıcı nitelikteki ..., properties ve estate sözcükleri arasında anlam ve tolu intiba açısından benzerlik bulunduğu, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının tazminat talep edebileceği, bilirkişi incelemesi sonucu davacının kazanç kaybı tespit edilemediğinden tazminat miktarının BK'nın 50. maddesi uyarınca belirlendiği, birleşen dava yönünden öncelik iddiasının kanıtlanamadığı, bu nedenle "..." markasının hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davacı adına kayıtlı "..." markasına davalının "..." ve "... ..." markalarını kullanmak suretiyle tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin çıkartılmasına, haksız rekabetin ve haksız müdahalenin men'ine, davalının kullandığı ... ve ...alan adlarından "..." ibaresinin çıkartılmasına, hüküm özetinin ilanına, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davaların ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davalarda davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl dava dosyası ile birleşen 2010/533 Esas sayılı dosyada davacı sıfatını taşıyan ... Pazarlama ... Turizm Tic. ve Ltd. Şti'nin karar başlığında gösterilmemesi maddi hata niteliğinde olup bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı-birleşen davalarda davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davalarda davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 537,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davalarda davacılardan alınmasına, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy