MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2008 tarih ve 2006/638-2008/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 12.680 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ... ibaresinin 41. sınıftaki hizmetler yönünden tescili için davalı ...'ye başvuru yaptığını, ancak istemlerinin ...Ltd. Şti'ne ait birden fazla marka nedeniyle 556 sayılı KHKnın 7/1-b maddesi gereğince reddedildiğini, itirazlarının kabul edilmediğini, tescile engel olan markaların hükümsüzlükleri için açılan davaların derdest olduğunu, ayrıca dava dışı şirketi çekişmeli ibareyi kullanmaktan önceden men ettirdiğini ileri sürerek 556 sayılı KHK'nın 7/1-b, 8/3 ve 8/5 maddeleri gereğince ..., YDİK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı ile davadışı şirket arasındaki davaların haksız rekabete ilişkin olduğu, davadışı şirkete ait markaların tescili sürecinde davacının tescile itiraz etmediğini, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; çekişmeli markanın esaslı unsuru "..." sözcüğü olup davadışı şirkete ait tescile engel markalarla KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı gerçek hak sahipliğini ve devam eden hükümsüzlük davalarını ileri sürmüşse de YDİK kararının tesis edildiği tarihteki koşullara göre çözümlenecek olması ve tescile engel markaların o tarihte hükümsüzlüğüne karar verilmemiş olması ve KHK 7/1-b maddesindeki mutlak tescil engelinin gerçek hak sahipliğiyle aşılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.