(6762 S. K. m. 334, 335) (1086 S. K. m. 440)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24/01/2012 gün ve 2011/118-2012/14 sayılı kararı onayan Dairenin 07/02/2014 gün ve 2012/9601-2014/2051 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Avrupa ve Amerika Holding A.Ş.'nin davalı şirketin 1.280.000 adet hissenin karşılığı olan 12.860,00 TL sermayeye sahip hissedarı olduğunu, davalı şirketin 2008 faaliyet yılına ilişkin 31.12.2008 işletme ayrıntılı bilançosu ve 01.01.2008 - 31.12.2008 işletme ayrıntılı gelir tablosunun gerçeği yansıtmadığını, bilanço ve gelir tablosunun incelenmesinde yapılan işlemlerin şirketi zarara uğratan işlemler niteliğinde olduğunun anlaşıldığını, dönem karı olarak açıklanan 126.837,77 TLlik kar da mesnetsiz olduğundan davalı şirketin 11.09.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan bilanço ve gelir gider hesaplarının onayı ve kar dağıtımına ilişkin (4) no'lu kararın yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, açıklanan bu somut gerekçeler karşısında yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibralarına, ayrıca yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 334 ve 335. maddelerinin gerektirdiği iznin verilmesine ilişkin (5) ve (7) no'lu kararların da yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek, 11.09.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5 ve 7 no'lu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davaya davacı yanında müdahale talebinde bulunan TMSF vekili, davacı şirketin temettü hariç ortaklık ve denetim haklarının fon tarafından devralındığını belirterek Bankacılık Kanunu ve Fon Kurulunun kararı gereği davaya davacı yanında feri müdahil olarak kabullerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 2008 yılı bilançosu ve 01.01.2008-31.12.2008 işletme ayrıntılı gelir tablosunun gerçeği yansıttığını, davacıların itiraz ettikleri hususların 2008 yılı hesap döneminde yaratılmış hesaplar olmayıp 1994-2001 yılları arasında davacının hakim ortakları döneminde yaratılan hesaplar olduğunu ve bu yıllara ait genel kurullarda bilanço ve kar zarar hesapları oybirliği ile onaylandığı için davacının işbu davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin kararın iptalini isterken TMSF tarafından atanan üyeler yönünden ayrım yapmasının haklı sebeplerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı şirket sermayesinin tamamen zayi olduğu, şirketin özvarlığının borçlarını karşılayamaz duruma geldiği, bu sebeple genel kurula sunulan 31.12.2008 tarihli bilançonun şirketin gerçek durumunu göstermediğinden davalı şirketin 11.09.2009 tarihli genel kurulunda alınan 31.12.2008 tarihli bilanço ve gelir gider hesaplarının onayına ve kar dağıtımına ilişkin (4) no'lu karar ile Fethi Çalık ve Ahmet Turnaoğlu dışındaki üye ve denetçilerin ibralarına ilişkin (5) no'lu kararların iptali gerektiği, şirket yöneticilerine TTK'nın 334 ve 335. maddelerinin gerektirdiği izinlerin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarının ise iptalini gerektir bir neden bulunmadığı, sırf bilançonun gerçeği yansıtmasının yöneticilere bu izinlerin verilmesine engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 11/09/2009 tarihli genel kurulunda alınan 31/12/2008 tarihli bilançosu ve gelir gider hesaplarının onayına ve kar dağıtımına ilişkin (4 no'lu) kararın ve Fethi Çalık ve Ahmet Turnaoğlu dışındaki üye ve denetçilerin ibralarına ilişkin (5 no'lu) kararının iptaline, yönetim kurulu üyelerine TTKnın 334-335.maddeleri hükümlerinin gerektirdiği iznin verilmesine ilişkin (7 no'lu) kararının iptaline ilişkin istemin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekilinin HUMKnın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMKnın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, fer'i müdahil TMSF harçtan ve cezadan muaf olduğundan fer'i müdahil TMSF'den harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 01.07.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy