MAHKEMESİ : ... 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/10/2013 tarih ve 2011/226-2013/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 34. Sınıftaki mallar için tescilli "..." markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin 2010/45153 sayı ile 34. Sınıftaki mallar için tescilli "... + Şekil" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının markasını kötü niyetle tescil ettirdiğini, müvekkili markası ile iltibas yarattığını ileri sürerek davalı adına 2010-45153 sayı ile 34. Sınıftaki mallar için tescilli "... + Şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, dava konusu marka ile davacı markasının hiçbir şekilde benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı markasının esaslı unsurunun ... ibaresi olduğu ancak ... ibaresinin mentollü sigaralar için kullanıldığı ve bu ibarenin sektörde sigara ile ilgili kullanılan bazı ibarelerin sakıncalı olması sebebiyle yaptırılan Ar-Ge çalışmaları sonucunda belirlendiği, bu haliyle zayıf marka niteliğinde bulunduğu, ibareyi ilk kullananın davacı olması dahi zayıf marka niteliğindeki bu ibareyi davalının markasında kullanmasına engel oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 24,30 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy