MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2009/200-2013/451 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğu, davalı şirketin 27/12/2007 tarihinde yapılan olağanüstü ortaklar kurulu toplantısının çağrılarının yasal sürelere uyulmadan yapıldığını, müvekkilinin daha önce açtığı ortaklar kurulu toplantısı yapılması ve şirketin hesapları üzerinde denetim izni verilmesi davalarını konusuz bırakmaya dönük kötü niyetli olarak toplantının yapıldığını ileri sürerek, 27/12/2007 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ve bu toplantıda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ve diğer ortakların toplantıya katılması nedeniyle davetin usulüne uygun yapılmamasının tek başına iptal sebebi olmadığı, genel kurulda alınan 3 nolu karın dağıtılmasına ilişkin kararın davacının şahsi menfaatine aykırı olmadığı, 4 nolu ortakların şirket borçları için mal beyanında bulunması ve aksi halde ortakların aleyhine sorumluluk davasının açılmasını teklif eden maddenin görüşülmesinin bir sonraki toplantıya ertelenmesi kararının şekli bir karar olmakla birlikte esasa ilişkin bir karar olmadığından davacının iptalinde hukuki yararı olmadığı, 5 nolu dileyen ortağın şirket hesapları hakkında bilgi isteyebileceği hususunda bilgilendirmeyi içerdiği, alınan kararların davacının şahsi hukuki menfaatlerini etkileyecek yasaya ve iyi niyet kurallarına aykırı kararlar olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy