MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 gün ve 2011/326-2013/173 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/12/2013 gün ve 2013/9199-2013/23249 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, İtalyan Hava Kuvvetleri adına tescilli ....markasının 30.01.2004 tarihinden itibaren münhasır lisans sözleşmesine dayanılarak müvekkili tarafından kullanıldığını, söz konusu markayı taşıyan ürünlerin 2005 yılından bu yana ürünlerin Türkiye'de Senpa Sentetik ve Pamuklu Entegre Giyim San. Tic. Tur. A.Ş.'ye ürettirildiğini, davalının müvekkilinin lisans sahibi olduğu markanın birebir aynısını 25. ve 35. Sınıflarda kötüniyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini, dava konusu tescilin 556 KHK'nın 7/1-f ve 7/1-g maddeleri uyarınca da mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanı reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, ....anlamına gelen dava konusu markanın münhasıran kullanım hakkının 30.01.2004 tarihinde davacıya verildiği, davalı markasının 24.11.2008 tarihinden itibaren tescilli olduğu, davacının kullanımının davalı tescilinden önceye dayandığı, davalının dava konusu markayı sektörel tanınmışlığından faydalanmak amacıyla kötüniyetli olarak tescil ettirdiği, markalar arasındaki ayniyetin idari ekonomik bağlantı düşüncesiyle iltibasa sebebiyet verdiği, aynı ve benzer ürünleri kapsadıkları, Paris Sözleşmesinin 2. mükerrer 6. maddesi, TRIPS 21. maddesi, 556 sayılı KHK'nın 7/1-g ve 42. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy