MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2013 tarih ve 2013/47-2013/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalılardan ...'ın müvekkili şirkette çalışırken müvekkili firma aleyhine ve kendi hesabına gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle şirketi zarara uğrattığını ve haksız rekabette bulunması nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, davalı ...'ın müvekkili şirkette çalıştığı dönemde edindiği ticari sırları müvekkili şirketle aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketle paylaştığını ve bu bilgiler doğrultusunda müvekkilinin müşteri portföyünü davalı şirkete taşıyarak birlikte haksız kazanç elde ettiklerini, ileri sürerek davalıların haksız rekabet içerisinde olduklarının tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, müvekkilinin uğramış olduğu zarardan dolayı şimdilik 1.000 TL maddi ve 199.000 TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardır bu alanda iş yaptığını, geniş bir müşteri çevresi olduğunu, pazarlamacılıkta ticari hayatın olağan akışına uygun olanın üretilen malın satılması olup amacının haksız rekabet olmadığını, satışa sunduğu ürün listelerine yeni ürünler ilave ettiğini, davacının sır olarak lanse ettiği diğer bir konu olarak ise kalıp bilgi ve detaylarının kendilerinin zaten uzman olduğu saha olup imalat kalıp ve kalıp kapasitelerine göre güçlü firma olduklarını, kesinlikle 2. bir şahsın ürün bilgileri ve formüllerini almaya ihtiyacı olmadığını, davacı tarafından patenti alınan bir ürünün imalatının yapılmadığını, davacı ürün grubu ile ilgili katalog bastırmadığını, kendine özgü 500'ü aşkın ürünü ve 100'e yakın çalışanı ile beraber Türkiye'nin lider firmaları ile çalıştığını, davacının rakip olabilecek firmalara yönelik baskı ve yıldırma çalışması yaptığı kanaatinde olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ın davacı yanında çalışmakta iken 22.06.2010 tarihinde işten ayrıldığı, 15.09.2010 tarihinde davalı şirkette işe başladığı, dinlenen tanık beyanları, taraf defterleri ve kayıtlarındaki tespitlere göre davacının kayıtlarında bulunan 40 adet müşterinin davalı kayıtlarında da mevcut olduğu, 10 adet müşterinin 2010 yılı öncesinde de davalı ile ticari ilişki içerisinde bulunduğu, diğer 30 müşteri nedeniyle davacının 2010 yılı satışlarında 2009 yılına göre düşme olduğu, buna mukabil davalının kayıtlarına göre ise 72.568,07 TL tutarında satış yapıldığı, davacının müşteri portföyünde bulunan ve daha sonra davalı tarafça satış yapılan müşteriler sebebiyle davalının mali tablolarına göre 4.706.43 TL karın oluştuğu, davalı ...'ın diğer davalı şirket ile dava dışı firmaları ziyaret edip kendileriyle çalışmalarını talep ettikleri, davacı ve davalı şirketlerin faaliyet konularının aynı olması karşısında davalı şirket pazarlama ve finans sorumlusunun davalı ...'in davalı şirkette işe başlamasından sonra davalı şirketin saç kayış raptiyesi ve çelik koko ürünü üretmeye başladığı, dolayısıyla davalıların davacı şirketin müşterilerini davalı şirkete yönlendirmek suretiyle haksız rekabette bulundukları, davacının bu yüzden uğradığı maddi zararın 4.706,43 TL olduğu gerekçesiyle maddi tazminat davasının bu miktar üzerinden kabulüne; davalıların davacının müşteri portföyünü davalı şirkete taşıması şeklinde gerçekleştirdikleri haksız rekabetin önlenmesine, davalıların haksız rekabet eylemleri nedeniyle davacının uğradığı iktisadi menfaat zararının ve davalıların kusurlarının ağırlığı dikkate alındığında manevi tazminat davasının 4.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 446,01 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy