MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2013 tarih ve 2011/490-2013/585 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, borçlu ...'ın oğlu ... ile birlikte tanzim etmiş oldukları ve ciro yolu ile müvekkiline geçen 21/01/2010 düzenleme tarihli 19/02/2010 vadeli 150.000 TL bononun ödenmemesi nedeniyle takip başlattıklarını, davalı ...'ın icra takibinde imzaya itiraz ettiğini ve takibin adresteki bir usulsüzlük gerekçe gösterilerek davalı yönünden iptal edildiğini, borcun ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya bonoya dayalı veya başkaca bir borcunun bulunmadığını, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, senetteki imzanın davalıya ait olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy