MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/09/2013 tarih ve 2012/273-2013/365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin ... Ticaret Limited Şirketi'nin %50'şer hissesinin sahibi olduklarını, şirket ortaklarından davalı şirketin yetkilileri olan ...ve ...'ın 2010 yılı içerisinde diğer ortakların müvekkilinin il dışında olduğu bir sırada şirketin faaliyet gösterdiği adresindeki tüm kayıt ve belgeleri kendi iş yerine götürdüğünü, şirketin alacaklısı olduğu çek ve senetleri bankalardan alıp kendi adlarına tahsile koyduklarını, açık hesapları kayıt dışı tahsil etmeye başladıklarını, bir nevi diğer ortağı yok sayıp şirketin mallarını kaçırmaya başladıklarını, şirketin faaliyet konusu olan hazır beton satım işini kendi şirketleri üzerinden yapmaya başladıklarını, müvekkilinin şirket kayıtlarında usulsüz işlemler yapılmaması için ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/276 D:iş. Sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/267 Esas sayılı dosyası ile şirketin feshi ve tasfiyesi davası açıldığını, davanın şirketin feshi ile sonuçlandığını, bu süreçte davalı şirket yetkililerinin 2010 yılı Şubat ayından itibaren hazır beton işini davalı şirket üzerinden davam ettirmeye başladıklarını ve ... Beton şirketine ait araçları kendi şirketleri için kullanmaya başladıklarını, müvekkilinin %50 hissedar oldukları ... beton şirketine ait plaka bilgileri verilen araçların davalı şirketin hazır beton işini kendi tüzel kişiliği üzerinden devam ettirmeye başlaması nedeniyle davalı şirket tarafından bu güne kadar kullanıldığını, müvekkilinin bu araçlardan faydalanmasına izin vermediklerini, müvekkilinin araçların kullanılmaması veya kiraya verilmemesi nedeniyle zarar ettiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araçların kullanılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu yapılan araçların trafik tescil kayıtlarında ... Ticaret Limited Şirketi'ne ait olduğu, davacı bu şirketin ortağı olsa bile şirketlerin ayrı tüzel kişiliklerinin bulunması ve onların yetkili organlar eliyle temsil edilmesi, ayrıca dava konusu şirketin mahkemece feshine karar verilmiş ve kendisine kayyum tayin edilmiş olması dikkate alındığında iş bu davanın atanan kayyum tarafından açılması gerekirken yetkili olmayan davacı tarafından açılmış olması nedeniyle davacının davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy