MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2013 tarih ve 2012/167-2013/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/31032 sayı ile "...." ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, davacı şirketin "...." ibaresini içeren bir kısım markalarını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının itirazı reddetmesine rağmen davalının YİDK'e başvurusu üzerine 168648 nolu "hillside .... beach", 99 014725 nolu "....", 2008 22042 nolu ".... on the beach" ibareli markaların dayanak yapılarak itirazın kabulüne ve başvurunun reddine karar verildiğini, ancak taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı gibi aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsamadıklarını, davalı şirkete ait 168648 nolu "hillside .... beach " ve 99 014725 nolu "...." ibareli markaların farklı sınıflarda yer alması nedeniyle bu markalar ile müvekkiline ait marka arasında iltibas olduğunun söylenemeyeceğini, 2008 22042 sayılı ".... on the beach" ibareli marka ile müvekkili markasının aynı sınıfta yer almakla beraber davalının 43. sınıfta faaliyet göstermediğini, "...." ibaresinin ayırdediciğilinin yüksek olmadığını, tek başına iltibas değerlendirilmesine alınamayacağını ileri sürerek TPE YİDK'nın 2012-M-1461 sayılı kararının iptalini, 2010/31032 sayılı markalarının 43. sınıfta tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markalarının benzer olup iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davacı tarafından "....s'n" ibaresinin ön plana çıkarıldığını, TPE YİDK kararında gösterilen markalar ile davacı markasının aynı/benzer mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, davacının davadan önce anılan ibareyi kullanmayacağını taahhüt ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurumca verilen kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının aynı/benzer hizmetleri kapsadığı, davacı markasında "....s'n" davalı markalarında "...." ibarelerinin ön plana çıkıp esas unsuru oluşturdukları, anılan ibarelerin yüksek derecede benzerlik taşıdıkları, bu durumda bağlantı kurma, karıştırma, iltibas tehlikesinin doğduğu, dolayısıyla davalı kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy