MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2013 tarih ve 2013/12-2013/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ".... METAL+e-şekil" ibaresinin marka olarak tescili için TPE’ye başvuruda bulunduğunu, başvurunun 2011/30720 kod numarasını aldığını, TPE’nin başvuruyu 2003/27148, 2003/34734, 2006/01973, 2008/57883, 209257 kod numaralı markalara benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca 07 ve 35. sınıflara dahil emtialar/hizmetler yönünden reddettiğini, bu ret kararına itirazda bulunduklarını ve itirazlarının da TPE YİDK’nun 2012-M-3828 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa bu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve başvurularının 07 ve 35. sınıflar yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markaların KHK’nın 7/1-b bendi anlamında benzer olduklarını, bu nedenle kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı başvurusundan çıkarılan mal/hizmetler 07 ve 35. sınıflar ile sınırlı olup, redde mesnet markalar kapsamında da 07. ve 35. sınıflarda yer alan mal/hizmetlerin bulunduğu, ancak KHK'nın 7/1-b bendinde yazılı ret koşullarının gerçekleşmesi için malların/hizmetlerin aynı/aynı tür olması yeterli olmayıp, işaretlerin de aynı veya en azından ayırt edilemeyecek derecede benzer olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta, başvuruda yer alan “METAL+e-şekil", redde gerekçe olarak gösterilen markalarda ise sırasıyla, "Kuruyemişleri şekil", "Uluslararası Taşımacılık Turizm ve Dış Tic. Ltd. Şti. şekil", "Reklamcılık Turizm", "şekil", "şekil" unsurlarından oluşan farklılıklar dolayısıyla, işaretlerin aynı olmadığı, esasen başvuru ve önceki markalarda ortak unsurun '....' kelimesinden ibaret olduğu, dolayısıyla ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği, başvuru ile redde dayanak markalardan ortak bulunan .... sözcüğü tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum, kültür, hars anlamlarını haiz olup bu yönüyle markalar arasında anlamsal benzerliğin söz konusu olduğu, çekişmeli 7. sınıftaki 'makineler, .../...
-2-
takım tezgahları, iş makineleri, tarım, hayvancılık ve ziraat makineleri, tekstil makineleri' emtiası ile 35. sınıftaki, 'reklam, fuar, sempozyum düzenleme hizmetleri; yayıncılık, elektronik yayıncılık' hizmetlerinin nispeten daha özenli, dikkatli ortalama alıcılarının hiçbir duraksama yaşamadan, başvuru ile redde mesnet markaları hemen hemen aynı markalar gibi algılamasının mümkün olmadığı, zira, anılan sektörlerde farklı firmaların '....' ibaresini içeren markalarının olabileceğini öngören ortalama tüketicilerin, 2011/30720 sayılı başvuruyu, “...." sözcüğüne ilave edilen "...." unsurlarının yarattığı farklılık nedeniyle, redde dayanak markalar ile işitsel, görsel ve genel izlenim olarak aynı gibi algılamayacaklarını, başvuru ile redde dayanak markalar arasında aynılık olmadığı gibi, ayırt edilebilecek düzeyde benzerlik de bulunmadığı, KHK'nın 8/1-b bendi anlamında iltibas tartışması gerektiren bir benzerliğin ise KHK 7/1-b hükmü anlamında mutlak ret sebebi kapsamında kabul edilemeyeceği, mallar ve hizmetler yönünden gerçekleşen aynı veya aynı tür olma halinin işaretler aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığından sonuca etkisinin bulunmadığı, KHK'nın 7/1-b hükmü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, tescil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı taraflardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy