MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/07/2013 tarih ve 2012/223-2013/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "...", "...", "...." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...'ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine itirazda bulunulduğunu ancak itirazının YDİK tarafından reddedildiğini, oysa başvuru ile davacı tanınmış markalarının benzer olduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek -M-2723 sayılı ... kararının iptalini, tescili halinde markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; davalı başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini, zira işaretlerin genel izlenimlerinin ortalama tüketicide bıraktığı algıların önem arzettiğini ... kararının hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen "...+şekil" ibaresinin davacıya ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; "..." ibaresi ortak olarak kullanılmasına rağmen "..." ve "...+şekil" ibarelerinin okunuş ve görünüm olarak farklı olduğu, yine başvuruda yer alan iki sözcük ortasına ters ve düz yazılmış daha büyük konumlandırılmış figüratif özellik verilmiş sütün üzerinde duran ters ve düz yazılmış "D" harfi izlenimi veren şeklin görsel olarak başvuruyu '...' ve "..." sözcüklerinden ibaret davacı markalarından tamamen farklılaştırdığı,bu farklılıkların markaları işitsel, görsel ve genel izlenim olarak benzer olmaktan uzaklaştırdığı; 35. sınıftaki "mağazacılık" hariç, bu sınıftaki diğer hizmetlerin davacının markalarının tescilli bulunduğu ya da tanındığı giyim ve tekstil sektörü ile bağlantı kurulması dahil karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davacıya ait "..." ibareli markaların, özellikle konfeksiyon ve erkek giyimi yönünden KHK’nın 8/4 hükmü anlamında tanınmış olduğu, davalı başvurusunun kapsamında yer alan 35/01, 02, 03, 04, 05 ve 06. sınıftaki sırasıyla "reklamcılık, iş idaresi, büro yönetimi, eksperlik, açık artırma hizmetlerinin" alıcı kitlesi ile davacı markalarının tanınmış olduğu giyim ve konfeksiyon ürünlerinin alıcı kitlesi, karşıladığı ihtiyaçlar tamamen farklı olduğu gibi, işaretler de farklı olduğu, dolayısıyla ilişkilendirilmesi ve bunun sonucunda, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, şöhretini sömürmesi, itibarına zarar vermesi ya da onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması bir başka deyişle sulandırması ihtimalinin bulunmmadığı, ... kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy