MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2013 tarih ve 2013/106-2013/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin depolama ve lojistik hizmetleri veren bir firma olduğunu, davalı ile dava dışı şirketin çelik konstrüksiyon malzemelerinin tüm vinç hizmeti ile ardiye tahmil ve tahliye hizmetlerinin yapılması konusunda tarafların anlaştıklarını, vinç hizmetlerinin dava dışı üçüncü bir şirkete ödendiğini, 13.216,00 TL'nin davacı tarafça ödendiğini, ardiye, tahmilat ve tahliye hizmetleri için toplam 20.157,56 TL KDV dahil alacağın tahakkuk ettiğini, toplam 33.373,56 TL tutarında alacak için 31/03/2011 tarihli 20.157,56 TL, 04/04/2011 tarihli 13.216,00 TL tutarlı faturaların gönderildiğini ancak davalının mallardaki hasarı gerekçe göstererek iade ettiğini, ancak alacağın muaccel olduğunu belirterek toplam 33.373,56 TL alacağın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemle dava açmıştır.
Davalı vekili, davacının iddiasının aksine davacının deposunda bulunan malzemelerin istiflendiği sırada bazı hasarların meydana geldiğini, 31/03/2011 tarihli tutanakla malların davalı şirket tarafından davacının antreposuna indirildiğinin tespit edildiğini ve fotoğraflarının çekildiği, depoda istifleme işlemi yapılırken hasarlandığına ilişkin davacı şirket yetkililerinin ikrarının bulunduğunu, davalı şirketin uyuşmazlığa konu malzemeleri gereği gibi eksiksiz ve hasarsız biçimde teslim ettiğini, doğan zararlardan şirketlerinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacı şirketin iştigal konusunun depolama hizmeti olduğunu ve davacının sorumlu olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre, davalı taraf yapılan taşımaya ....Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini bildirmiş ise de vinç hizmeti ve antrepo hizmetinden kaynaklanan dava kapsamında davacının iddiasının aksine tarafların temsilcilerinin istifleme sırasında hazır bulundukları, depoda istifleme sırasında doğan hasar itibariyle tüm malın binde altısına denk gelen bir zarardan ötürü tüm hizmete ilişkin faturanın iadesinin yasal gerekçeye dayanmadığı, TMK'nın 2. maddesi gereğince de dürüstlük kuralına uygun olmayacağı, faturaya yönelik itirazın bu anlamda kabul edilebilir niteliğinin bulunmadığı, 4.593 kg emtianın hasar bedelinin Polimeks'e ödendiğine ilişkin yasal delilin davalı tarafça sunulmadığı, TMK’nın 6. maddesi kapsamında davacının üzerine düşen edimini yerine getirdiğini usulüne uygun biçimde ispat ettiği, ifa yardımcısının kusuru itibariyle davacıya atfedilecek bir kusurun saptanamadığı gibi davalının sunduğu delillerin de ardiye hizmeti karşılığında bedel talep etme hakkını kaybetmesine neden
olacak nitelikte olmadığı, davalının her zaman takas hakkının bulunduğu, bu hak kapsamında da ödemeyi yaptıktan sonra davacıdan istemde bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 33.753.50 TL'nın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.705,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy